Balkanların şımarık çocuğu: Sırbistan

Ön yargılardan ya da tarafgirlikten tamamen kurtulmak mümkün mü? Ya da eşit olmak her zaman adil olmak anlamına gelir mi? Sanırım hayata bütüncül bakabilmek mesele. Yolda olmak insanı muhakkak değiştirir, dönüştürür ve geliştirir. Yolda olmayı tercih edenlerden biri olan Şükran Gezen, sosyal medyadaki ismiyle ‘pustoodunya’ yolda deneyimlediği tecrübelerini bizlerle paylaşmakta bir mahsur görmüyor. Kendisine teşekkürlerimi bir de buradan iletiyorum.

Sırbistan Bayrağı

Sırp halkını tanımlayacak olsanız neler söyleyebilirsiniz?

Sırp halkı denilince bizim ülkemizden bakıldığında tüm Sırpların hepsi savaş suçlusuymuş gibi algılanıyor. Fakat böyle bir durum elbette yok. Savaşın onlar üzerinde de birtakım etkiler bıraktığını düşünüyorum. Bu duyguların başında da “utanç” geliyor. Diğer yandan hiç utanç ve pişmanlık duymayanların da olduğunu az çok tahmin edebiliyorum. Ama ben böyle bir Sırp ile tanışmadım. Tanışmakta istemem açıkçası. Yolda, parklarda, toplu taşımalarda, değişik mekanlarda bir şekilde diyalog kurduklarım ise sıcak kanlı, yardımsever ve neşeliydiler.

Avusturya-Macaristan Veliaht Prensi Franz Ferdinand’ı öldüren
Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip

Sırbistan’ı tek kelimeyle ifade edecek olsanız o kelime ne olurdu?

Sırbistan için hırslı kelimesini kullanabilirim. Sanırım böyle düşünmemin sebebi de savaşın bilinç altıma işlediği gerçek olsa gerek.

Sırbistan’ın size öğrettiği en temel şey nedir?

Aslında ne kadar birbirimize benzeyip ne kadar saçma şeyler uğruna ayrıştığımızdır.

Belgrad

Sırbistan’da soykırımın izleri gözlemlenebilmekte mi?

Hayır, Sırbistan’da soykırım izlerini göremezsiniz çünkü onlar şu anki Bosna ve Hırvatistan topraklarında soykırım yaptılar. Savaştan hiç haberi olmayan birini alıp Sırbistan’a götürseniz ‘ne savaşı?’ diyebilir. Bosna’daki gibi binlerce mezarlık yoktur mesela.

Geleneksel kıyafetler giymiş Sırp halkı

Sırbistan’ı doğru anlayabilmek için oraya nasıl bakmalı ve yorumlamalıyız?

Bence şöyle düşünmeliyiz; yaşananlar acıydı, hiç yaşanmamalıydı ama bunu bütün bir ülkeye mal edip suçlamak yerine iyi niyetle yaklaşılmalı. Kendi halinde yaşamaya çalışan köylülerin, iyi eğitim almış barıştan yana hümanistlerin, sporcuların, sanatçıların hepsinin ülkelerini bizim ülkemizi sevmemizden farkı yok ki. Köklü tarihi olan bir ülke Sırbistan ve aşırı milliyetçi Sırpların varlığı yaşam gailesi dışında derdi olmayan Sırpları da rahatsız ediyordur. Kısaca herkesi aynı kefeye koymak büyük hatadır, diyorum.

Balkanları gösteren detaylı harita

Sırbistan’ın bulunduğu coğrafya için stratejik-siyasi konumu nedir?

Zaten Sırbistan‘ın coğrafi konumu siyasi stratejisini yüzyıllardır belirleyen en önemli unsur.   SSCB diye bildiğimiz şimdinin Rusya’sı ile sürekli abi kardeş şeklinde bir dayanışma halinde oldukları siyasi çevrelerce biliniyor. Hatta halkta farkında bu ilişkinin. Diğer yandan sorunların kaynağı gördükleri Arnavutlar güneylerinde Kosova diye bir ülke kurdu. Denize ulaşamamalarının yarattığı stresi de ekleyince araya sıkışıp kalmış durumdalar.  

Sırbistan-Tara Ulusal Parkı

Sırbistan için balkanların şımarık çocuğu deniliyor, buna katılıyor musunuz?

Kısmen doğrudur, üstten bakıp etrafındakilere (Balkanların Ortodoks dinine mensup milletlerine)  gerçekten biz sizin hakkınızı Balkanlarda koruyoruz havası verdikleri söylenebilir. Aslında tam da bu düşünceleri üzücü savaş günlerini yaşattı.

Sizce Sırbistan güvenli bir ülke mi?

Sırbistan güvenli bir ülkedir. Ben defalarca gittim ve hiç olumsuz bir durumla karşılaşmadım. Kadın olarak yalnız gezen, kamp yaparak gezen, motorla gezen, bisikletle gezen birçok Türk gezginin de olduğunu biliyorum. Hiç birinden olumsuz bir olay yaşadıklarına dair bir söylem işitmedim.

Sırbistan’da hayat pahalı mı?

Hayat bize yani Türk turistlere göre uygun. Paramızın değerli olduğu birkaç ülkeden biri olarak Sırbistan kaldı zannediyorum. Sebze ve meyve fiyatları bize ucuz gelmişti. Ulaşım da keza ucuz idi. Ama bunu oranın halkına sormak lazım netice de orada yaşayanlar onlar. Yine de bizi ilgilendiren kısmına dönersem ülke genelinde ucuzluk hissediliyor.

Sırbistan- Krupajsko Vrelo

Sırbistan’ın gezilecek en önemli yerleri nerelerdir?

Başkent Belgrad görülecek yerlerin başında gelse de Sırbistan’ın muhteşem doğal güzellikleri vardır. Az bilinen yerlerini şöyle sıralayabilirim; Tara ulusal parkı, Krupajsko Vrelo, Lisine, Kucca Na Drini, Zlatar Planina. Eski şehirleri; Subotica, orta çağ şatoları ile Maglic, Golubac Kalesi gibi.  Sokullu Mehmet Paşa‘nın Mimar Sinan’ a yaptırdığı Sokoloviç köprüsü ya da bizim bildiğimiz adıyla Drina köprüsü mutlaka görülmelidir. Sırp yönetiminde ama Bosna toprakları içinde (biraz saçma bir noktada ama durum tam da bu) bulunan Visegrad şehrindeki bu köprü harikadır. Sırbistan topraklarında az kalan Osmanlı yadigarlarındandır. Yakınlarında yönetmen Emir Kustrica ‘nın film platosu olan Drvengrad gezilebilir. Burada aynı zamanda Yugoslavya tarihinin en önemli demiryollarından biri olan SarganOsmica ile keyifli bir yolculuk yapılabilir.

Sırp asıllı bilim insanı Nikola Tesla’ya dair önemli ayrıntılar barındıran
Nikola Tesla Müzesi

Sırbistan’a gidildiğinde muhakkak görülmesi ve yapılması gerektiğini düşündüğünüz temel şeyler nelerdir?

Bence Belgrad başta olmak üzere kuzeyde Macaristan sınırında hatta Macar etkisinde olan Subotica şehri ve ikinci büyük şehirleri Novisad görülmelidir. Belgrad şehrinde Nikola Tesla müzesi, Tuna ve Sava kenarında günbatımını izlemek, sakince Knez Mihalova caddesinde yürümek Belgrad’ı size sevdirecekler arasındadır. Ülke genelinde gezilecek yerler ise uzun bir zaman ayırıp el değmemiş doğal güzellikleridir diyebilirim. 

Kitaba dair…

Drina Köprüsü-İvo Andriç

”Bir ülkeyi ve insanlarını, onların üç yüz elli yıllık tarihine tanıklık eden bir köprünün dilinden anlatan olağanüstü bir roman. Nobelli yazar İvo Andriç, Drina Köprüsü’nde, isyanların, salgınların, savaşların ve doğal felaketlerin gölgesinde Balkanlar’ın tarihini, eski Bosna’yı, orada yaşayan halkların paylaştığı hayatı ve bu hayatın milliyetçilikler çağında nasıl değiştiğini anlatıyor. Osmanlı yönetimi altında farklı toplulukların bir arada nasıl yaşadığını geniş bir görüşle ve incelikle, efsanelerle, masallarla zenginleştirerek resmederken, Andriç’in bize sunduğu ne müthiş bir uyum tablosu ne de mutlak bir zulüm hikâyesidir. Kimliklerin, dinlerin, devletlerin ve de her şeyin ötesinde, içinde insanların olduğu karmaşık ve zengin bir hayat anlatısıdır bu.”

Balkanlar öyle bir coğrafyadır ki sınır çizgilerinin ne kadar gereksiz ve işe yaramayan bir halt olduğunu bir kez daha anlarsınız. Çünkü Sırbistan’da bir Boşnak, Bosna’da bir Makedon ya da Kosova’da bir Arnavut görmeniz dünyanın en olağan durumlarından biridir. Belkide bu yüzdendir ki bu bölgeleri daha iyi anlayabilmek için ya o coğrafyaya seyahat etmeli ya da insanı en iyi anlatan kitaplara yönelerek anlamaya çalışılmalıdır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir