Mistik bir coğrafya:Moğolistan

Orta Asya’nın mistik ülkesi Moğolistan’da insanlar hala bir romanı yaşamaya devam ediyor. Atlara binip kıl çadırlarda yaşıyorlar ve kartal sahibi olmayı hala unvan sahibi olmakla denk görüyorlar. UHİM yönetim kurulu başkanı Veysel Başar’la Moğolistan’a üzerine yaptığım keyifli söyleşiyle yalnız bırakıyorum.

Kendinizi tanıtır mısınız?

İsmim Veysel Başar. Aslen Trabzon Sürmeneliyim. İlahiyat fakültesi eğitimi aldım. Ticaretle uğraşıyorum ama daha çok sivil alanda çalışmalar da yürütüyorum. Dünyanın birçok ülkesine gittim. Yüze yakın ülkeye gittim geldim. Şu anda Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi’nin yönetim kurulu başkanlığını yönetiyorum.

Taryalan’da açılan okuldan bir görüntü

Moğolistan’la ilk temasınız nasıl ve ne zaman oldu?

Moğolistan’la ilk tanışmam 2007 yılında oldu. 2007 yılında Moğolistan’dan bize oradaki çocukların eğitiminin arttırılması ve yeni açılmak istenen okula destek olunması konusunda bir mektup geldi. Bu vesileyle Moğolistan’a gittim.

Gitmeden önce hepimizin zihninde ülke hakkında belli başlı şeyler vardı. Bunlar şehirleşme, gelişmişlik ile alakalı şeylerdi. Fakat Moğolistan bizi çok şaşırttı. Moğolistan bir milyon yedi yüz bin km büyüklüğünde bir ülkedir. Türkiye’nin neredeyse üç katı büyüklüğündedir. Moğolistan’ın hemen batısında Bayan Ülge diye bir şehir var burada Kazaklar yaşıyor. Yaklaşık nüfusu 250-300 bin. Bize ulaşanlar bu şehirde yaşıyordu. Raya gittiğimiz yıllarda bölgeye yazın haftada bir kışın 15 günde bir uçak gidiyordu. O da Rusya’ya inip oradan aktarmayla yapılan bir yolculuk oluyordu. Gördüğümüz şey bir şehirden ziyade bir köy bile değildi. Yolların olmadığı, anormal şartların yaşandığı bir bölgeydi.

Bahsettiğim şeyler fiziki yokluklar bir de insanların içinde bulunduğu yoksunluklar da var. Gittiğimiz bölge Rusya ve Çin arasında kalmış ve onlara bağımlı bir yer. Fakat ülkenin üzerinde çok ciddi Amerikan ve Alman etkisi var. Amerikalıların ve Almanların kendine ait bölgeleri vardı. Bunları gördük.

Ülkede seyahat etmek çok. Yollar yok. Yazın farklı yolları kışın farklı yolları kullanıyorlar. Mesela yazın geçit vermeyen nehirler kışın donunca üzerinde kara taşımacılığı yapılıyor. Donan nehirlerin üzerinden tırlar gidiyor. Fakat herhangi bir şekilde trafik işareti ya da levha yok. Yönlerini bulmak için gece yıldızlara gündüz ise dağlara tepelere bakıyorlar. Yol olmayışından dolayı 100 km’lik bir mesafeye 7-8 saatte gidebiliyorsunuz. 3-a tane arabayla çıkılan yola ancak bir tanesiyle varılabiliyor.

Oraya gittiğimizde bize Taryalan diye bir yerden bahsedildi. Orada Hoton Türkleri’nin olduğu söylendi. Taryalan Bayan Ulgi’ye 170 km’lik mesafede. Bu yolu yaklaşık 14-15 saate gidebildik. Hoton Türkleri Cengizhan döneminde yapılan savaşta yeniliyorlar ve yaşadıkları bölge olan İç Moğolistan’dan kaçıyorlar. Yaşadıkları yer olan Taryalan iki dağın arasında kurulan bir şehir. Dağların ismi ise Ağam Kayda. Ağam Kayda ‘abim nerde’ anlamına geliyor.  Bu halka da Cengizhan’dan kadın kılığına girerek kaçtıkları için hatun kelimesinden gelen Hoton ismini veriyorlar.  

Her yıl bölgeye gelerek Hatun Türklerin sayısı yapılıyor. Nüfus 1000’ni geçtiyse eğer yaşı kırkın üzerindeki insanlardan başlayarak bine gelene kadar toplamda kaç kişi varsa bu kişiler dağlara götürülerek orada katlediliyor. Bu sayı bine ininceye kadar her yıl tekrarlanıyor. Moğollar gittikten sonra kişiler yakınlarını aramak için dağlara gittiklerinde ‘ağam neredesin’ diye sesleniyor. Dağlarda yankı yaptığı için bu sesleniş birkaç tekrarlanıyor. Böylelikle zamanla bu dağların Ağam Kayda Dağları olarak kalıyor. Yapılan bu uygulama Moğol yasası olmasına rağmen Ruslar bölgeye geldikleri zaman benzer bir uygulamayı sürdürmeye devam ediyorlar. Bu halk Moğollar, Çinliler ve Ruslar dan beri bu zorlukları yaşıyor. Dolayısıyla hayata karşı çok mahrum bakışları var.

Orhun Yazıtları-Moğolistan

Moğolistan’a nasıl bakmalıyız? Bölgeyi nasıl okumalıyız?

Öncelikle milliyetçi kimlikle dünyaya bakamayız. Dünyaya önce bir insan olarak ardından Müslüman gözüyle bakmak durumundayız. Ortak insani zeminde bazı değerleri inşa etmeye ihtiyaç duyuyoruz. Adam öldürmemek, başkasının hakkına tecavüz etmemek gibi. Bunların herhangi bir dinle ilgisi yok, evrensel insani şartlar.  Onlara insani bir gözle bakıp ardından Müslüman kimliğimiz sebebiyle onlara ‘nasıl yardımcı olabiliriz, yaşam standartlarını nasıl iyileştirebiliriz’ diye bakmamız lazım. Oralara militan ve propagandist bakış açısıyla gitmemizin çok yanlış olduğunu düşünüyorum.

Bu halk sürekli ezildikleri yok sayıldıkları için çok içe kapanıklar. Topluma çıkmaya cesaretleri yok. İnsanlarda onları yok sayıyor.

Moğolistan’da dikkatinizi çeken bir olay oldu mu?

Moğolistan’da Türklerin eski dini Şaman dini devam ediyor. Arazide onları tapınakları var. Moğollardan ve Çinliler den Budizm’i almışlar. Kazaklar ve Hoton Türkleri Müslümandı. Hristiyanlık ise orada çok azdı. Fakat son yıldır ciddi bir misyonerlik faaliyetinin olduğunu görüyoruz. Gayri resmi rakamlara göre Hristiyanların nüfusunun yüzde otuza yaklaştığını söylüyorlar. Bu önemli bir suni sorun.

Taryalan-Moğolistan

Moğolistan halkının Türkiye’ye ve Türklere bakışı nasıl?

Moğolistan’da Kazaklar Kazakistan dolayısıyla Türkiye’yi biliyorlar. Bize karşı bakış açıları müspet. Hoton Türkleri ise oraya gidip geldikçe bize karşı olumlu, samimi bir bakış açısı oluşturdular. Oraya bir şey yapmak için gitmek istediğimizde bize her türlü kolaylığı sağlarlar. Tabii bunu sağlayacak bakış açısı ve irade bizde var mı bundan şüpheliyim.

Turistlik ziyaretlerle oraya gidip gelmemiz ancak folklorik bir doku oluşturur. Kalıcı bir sonuç oluşturması çok zor. Oraya ticaretle, eğitimle, kültürle gitmemiz gerekiyor.

Son olarak Moğolistan ile ilgili bizimle paylaşmak istediğiniz bir şey var mı?

Türklerin sivil anlamda oraya gidip gelmesinin önü açılması lazım. Moğolistan pahalı bir yer değil aksine ucuz bir yer. Orada azda olsa yerleşmiş olan Türkler de var. Bu kapıların aralanması lazım. Oradan insanların Türkiye’ye getirilip imkanların tanıtılması lazım. Oradaki Müslümanların Koreli misyonerlerin insafına bırakılmaması gerekiyor. Koreli misyonerlerin sayısını şöyle ifade edeyim; bölgeye giden 40 kişilik uçakta bulunanların otuz sekizi Koreli.

Kitaba dair…

Dünya tarihinde çok az lider Cengiz Han kadar farklı unvanlara sahip olmuştur. Bir kısım tarihçiler tarafından barbar ve gaddar olarak anlatılan Cengiz Han, diğer tarihçilerin sayfalarında cesur bir hükümdar ya da efsane bir imparator olarak geçer. Şu bir gerçektir ki Cengiz Han hem oldukça gizemli bir karaktere hem de nice toprakları atlarıyla ezip geçmiş devasa bir orduya sahip olmuştur. Bu ordu çoğu zaman haritaların ve nüfus hareketlerinin değişmesine, hatta son yapılan araştırmalara göre geri dönüşü olmayan iklim ve çevre değişikliklerine bile sebep olmuştur.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir